Dan Division - Insight

Bu günlerde teknoloji, hayatımızın önemli bir parçası. Bu yüzden 2019 başından itibaren ayda bir kez teknolojinin hayatımızdaki etkilerine dair düşüncelerimizi ve görüşlerimizi ifade eden bir makale yayınlayacağız.

Modern toplumların ve elbet de hayatımızın odağına yerleşen teknoloji hakkında derinlemesine ilgi duyanların Insight makalelerimizden keyif alacağını, iş ve teknoloji dünyası hakkında yeni fikirler edineceğini umuyoruz.

Ocak 2019 Insight

Einstein’ın teknolojinin genel etkisine dair görüşleri olumlu olmasa da, günümüzde teknolojinin hayatımızı ve işletmelerin iş yapma şekillerini olumlu anlamda nasıl etkilediğine şahit oluyoruz.

Belki de Einstein’in bu sözünü, teknolojinin hem fiziksel hem de bilgi olarak bizi daha ileriye götürürken insanlığın doğasını da değiştirdiği şeklinde yorumlamak daha doğrudur.

Fakat her ne kadar internet insanlar arasındaki ilişkiyi kolaylaştırmak için ortaya çıkmış olsa da, akıllı telefonlar gibi teknolojik yenilikler bu ilişkileri basitleştireceği yerde daha da karmaşık hal getiriyor.

Şubat 2019 Insight

90’larda internet teknolojileri hızla gelişirken dahi perdeleri kapatmak mahremiyet için yeterli oluyordu.

2000’li yıllarda bu teknolojik ivme hem küreselleşmeye katkıda bulunuyor, hem de kişiler arasındaki iletişimi baş döndürücü bir hıza ulaştırırken sınırları da ortadan kaldırıyor ve bu tecrübeyi bütün dünya ile aynı anda paylaşabilmenize olanak sağlıyordu.

Akıllı telefonlar ceplerimize kendine yer buldukça kendi verisini kendisi üreten zengin kaynaklara dönüştük. Bu noktadan sonra ise perdeleri kapatmak mahremiyetle ilgili hiç bir fayda sağlamamaya başladı.

İnsanların dijital dünyadaki mahremiyet çekinceleri ile davranışlarında tutarsızlıklara yol açan mahremiyet paradoksu ile böylece tanışmış olduk. İnsanlar hem mahremiyeti önemsiyor, hem de bilgilerini paylaşamadan kullanamayacağı servislere gönüllü olarak veri sağlıyordu.

 

Gönüllü ya da gönülsüz olarak paylaştığımız bu veriler artık dijital DNA’mızı oluşturuyor. Bu veriler görünürde, doğru hedeflenmiş reklam faaliyetlerinde satın alma direncimizi manipule etmek için kullanılıyor olsa da aslında bu değiş tokuşun hizmet edebileceği amaçların listesi çok uzun.

Mahremiyet paradoksu söz konusu olduğunda birey daha geniş bir bağlamda değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme süresince gelecek nesiller de hesaba katılmalı ve mahremiyet ihlalinin bir siber suç olarak kabulü gerekmektedir.

Halihazırda siber suçların gösterdiği artış tek tek ülkeleri değil, küresel toplumu ve modern demokrasiyi de tehdit etmektedir.

Bu sebeple, Dan Division olarak devlet kurumları ve teknoloji şirketlerinin üzerine düşen görevleri yerine getirmediği müddetçe siber suçların bu dijital çağda karşılaştığımız en büyük zorluk olduğuna inanıyoruz.

Sizi dinlemek için buradayız